KİMİN YÜKÜNÜ TAŞIYORUZ? Köşe Yazıları


İki
seyyah bir şehirden diğerine
gidiyormuş. Derken yollarının üstünde
taşkın bir dere çıkmış. Tam suyu geçecekler, az ötede korkudan tir tir
titriyen yapayalnız ve gencecik bir kadın görmüşler. Adamlardan biri
hemen kadının yardımına koşmuş. Onu sırtına almış ve suyu öylece aşmış.
…Sonra kadını derenin öte yakasında yere bırakıp iyi günler dilemiş.
Böylece yollarına devam etmişler.Ancak yolun kalan kısmında
öteki seyyahın ağzını bıçak açmamış. Suratından düşen bin parça.
Somurttukça somurtuyor. Birkaç saat böyle surat astıktan sonra
suskunluğunu bozup şöyle demiş: Ne demeye o kadına yardım ettin? Bir de
üstelik ona dokundun. Seni ayartabilirdi! Baştan çıkarabilirdi! Erkekle
kadın
böyle temas etsin, olacak iş mi? Ayıp yahu! Olmaz, bize yakışmaz!Kadını
sırtında taşıyan seyyah sabırla gülümsemiş:
İyi de dostum, ben o genç
kadını derenin karşısına geçirip orada bıraktım
; sen ne demeye hala
taşırsın!..Kimi insan böyledir” dedi Şems. Kendi
korkularını, ön yargılarını başkalarına yansıtır ve onlarda gördüğünü
sanır. İşte asıl yük budur. Zihinlerini zanlarla doldurur, sonra da
bunca ağırlığın altında eziliverirler..(ŞEMS-İ TEBRİZİ)

KİMİN YÜKÜNÜ TAŞIYORUZ?
0 votes, 0.00 avg. rating (0% score)

Son Yorumlar

  1. sima

    Her kim ki bizi davranışlarımızdan ya da düşüncelerimizden dolayı kıyasıya eleştirir, aslında bizim yaptıklarımızı yapmaya ya da düşündüklerimizi düşünmeye cesaret edemez.Kendinin de fark ettiği bu eksikliğini karşısındakinin hatası olarak ( görmez de ) göstermeye çalışır.Yazık bu insanlara…

Bir Cevap Yazın