Hayal mi? Gerçek mi? İlköğretim, İlkokul, Köşe Yazıları, Ortaokul, Tanıtım

okulistik

Geleceğin okulları nasıl olacak?

Geçen aklıma takıldı. “Geleceğin okulları nasıl olacak?” diye düşünmeye başladım. Teknolojinin de ilerlemesiyle farlılıklar olacaktır. Şu anda okullarımızın çoğunda akıllı tahtalar var. Öğrencilerimize tabletler dağıtılıyor. Bunların daha da destekleneceği bir okul olmalı dedim kendi kendime. Mesela İlkokul ve ortaokul öğrencileri internet üzerinden eğitimler alsınlar. Böylelikle mekan ve zaman derdini ortadan kaldırılarak istediğin yerden istediğin zaman derslere ulaşabileceksin. Bir de ders tekrarları olmalı. Öğrenciler anlayamadıkları konuları interaktif (katılımcı) bir şekilde tekrar edebilsinler. Sadece dersi dinlemekle kalmasın; aynı zamanda öğrenci sorulan sorulara yanıtlar vererek işlediği konuyu ne kadar öğrendiğini de görebilsin.

Öyle bir okul olmalı ki;

Öyle bir okul olmalı ki; anne babaların çocuklarına “hadi otur ders çalış” demesini bıraktıracak bir sistem olmalı. Çocuk severek, isteyerek ders çalışmalı. Eğitim sisteminde videolar, eğitici oyunlar ve interaktif dersler olsun. Öğrenci eğlenerek dersi öğrensin. Okulu sevsin. Bir kere, öğrencinin dikkatini çeksin. Yeteneklerini geliştirecek, dikkatini toparlayacak, odaklanmasını güçlendirecek içerikler, zeka ve akıl oyunları olmalı.

Sınavlar

Tabii bir de işin ölçme ve değerlendirmesi, istatistik kısmı var. Sınavlar olduktan sonra sonuçların açıklanması için bir hafta, iki hafta beklememeli öğrenci. Sınav bitti mi sonuçlarını görebilsin. Kaç doğrusu var, kaç yanlışı var. Hangi soruları yanlış yapmış. Yanlış yaptığı sorulara bakarak doğrusunun ne olduğuna anında ulaşsın. Başarı istatistiklerine hem öğrenci, hem veli hem de öğretmenler bir tıkla ulaşabilsinler. Ama öyle sadece kendi sınıfındaki başarı sırasına değil. Okuldaki, ildeki, hatta tüm Türkiye geneli karşılaştırmalı sonuçlar olsun.
Öğretmen olmasın mı? Öğretmen de olsun. Öğrenci öğrenemediği veya öğrenmekte zorlandığı konuları hatta aklına takılan ayrıntıları çözebilmek için özel öğretmenden dinlesin dersleri.

Peki böyle bir okul olabilir mi?

Böyle bir okul sistemi bize ne kadar yakın acaba diye internetten kısa bir araştırma yaptım. Çokta uzak değilmiş. Bu sistemde çalışan okulistik adında bir site buldum. Bir şeyler yapmak için önce hayal etmek ve uygulamaya geçmek gerekiyor. Aynı hayalleri paylaştığım kişilerin olduğunu gördüm. Bazıları da bu hayalleri gerçeğe dönüştürmüşler. Sistemlerini inceledim. Okulistik, sistemini gayet güzel hazırlanmış. Özellikle okula ve sınavlara takviye, interaktif ve eğlenerek öğrenme için ideal. Milli Eğitim’in müfredatına da uygun. Öğretmenler için MEBBİS uyumlu çalışıyor.
Öğrenciler, tanımlanan bir şifreyle okulistik’e giriş yapabiliyor. Sınıf seviyesine göre ilgili dersler açılıyor. Videolar ve interaktif uygulamalar ile konuyu öğrendikten sonra ilgili soruları öğrenci çözebiliyor. Test bittikten sonra anında sonuçları görebiliyor. Bütün bunları okulunda, evinde, odasında otururken veya bir kafede yapabilir. Aynı zamanda eğitici ve dikkat geliştirici oyunlara da yer vermiş.
Türkiye genelinde okullarda yapılan deneme sınavları var. Böylelikle öğrenciler Türkiye genelindeki başarı durumlarını da karşılaştırmalı olarak görebiliyorlar. Yaptıkları bir araştırmaya göre Okulistik İçerik Üyesi öğrencilerin %51 daha başarılı olduğu görülmüş.

Siz de “Geleceğin okulları nasıl olacak?” diye düşünüyorsanız şimdi tıklayınız ve tanışınız.

Hayal mi? Gerçek mi?
19 votes, 3.00 avg. rating (60% score)

Son Yorumlar

  1. Kutlu

    Sınav, doğru ve yanlış gibi performans ölçme kavramları toplu eğitim sisteminden kalma bir koşullanmadır ve bire bir eğitimde, özellikle teknoloji destekli eğitimde bu model değişecektir (tabloyu doğru olarak görebilecek insanlar işin başında olursa). Öncelikle sınav kavramı TAMAMEN kalkacaktır, performans öğrenilme aşamasında değerlendirilecek “öğrenmiş mi öğrenmemiş mi?” sorusu şekline değil, “böyle öğrenemiyor, o zaman şöyle yapalım öğrensin” biçimine gelecektir. Şu anda herkese göre tek elbise verip sonra da bakalım uymayanları eleyelim mantığı sözkonusudur. Bireysel teknolojik sistemde herkesin üzerine uyan bir elbise dikilecektir, elbise bol veya dar geldiği için kimse suçlanmayacaktır (sınav notları).

  2. Kutlu

    Gelecekteki sistemi bugünün araç gereçleri ile düşünmeye çalışmak bir hata olur. Video, resim, vb. gibi unsurlar görsel unsurdur ve evet doğrudur ama şu da var ki asıl konu bunların ne şekilde sunulduğudur.

    Tahminimce gelecekte çocuklar okula eğlenmek ve sosyal iletişimi öğrenmek için gidecekler, evde ve/veya okulda takacakları birer başlık/gözlük veya sanal gerçeklik aracı ile yazılım/cihaz yönlendirmeli olarak eğitim alacaklardır. Teknolojik olarak şu anda bundan çok uzakta değiliz, sadece nasıl sorularının cevaplarını arar durumdayız. Bu birinci aşama olacaktır.

    İkinci aşama (yetişkin olduğunuzda da taşıyacağınız) bedene takılmış biyolojik uyumlu bir görsel/işitsel cihaz aracılığı ile bu eğitim alınacaktır, gözlük veya başlık gibi takılıp çıkartılabilir bir şeye de gerek olmayacaktır. Çok mu uzak? Çok mu ütopik? 25 yıl önce cep telefonunun bugünkü kullanım şeklini söyleseydiniz de bana vereceğiniz ile benzer bir cevabı alacaktınız.

    Sonraki aşamada ise ki bunun tutarlılık durumunu şimdiden iddia etmek zor; Çocuklar bir eğitim almayacaklar, neye ait bilgiye ihtiyaçları varsa onu o zaman öğrenecekleri bir genetik altyapı verilecek.

    Bunlar filmlerden toplanmış veya önceden bir yerlerden okunmuş şeyler değil. Hatalarım olabilir ama gidişata bakılırsa en yakın tahminim böyle. Sevgiler..

    1. Fatih ÇÖREKÇİ Yazar gönderisi

      Yorumlarınız için teşekkür ederim.
      Düşünceleriniz çok uzakta da değil, çok ütopik de değil. İcatlar, gelişmeler, eğitim sistemimizdeki ilerlemeler ancak yeni fikirler üreterek ve geçmişte yaptığımız hatalardan ders çıkartarak olacaktır.
      Paylaşımınız için tekrardan teşekkür ederim.

Bir Cevap Yazın