İKS Değerlendirme

İlköğretim Kurumları Standartları (İKS), Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) İlköğretim Okullarında minimum standartları hedeflediği bir çalışmadır. İKS’yi önemli kılan bir unsur ise değerlendirme aşamasında karşımıza çıkıyor. Okulda yapılan çalışmaların değerlendirilmesinin, okul yöneticilerinden velilere, öğretmenlerden öğrencilere kadar okulun ana paydaşları tarafından yapılıyor olması.

Burada cevaplanması gereken bir kaç önemli soru var. Bu paydaşların özellikle öğrenci ve velilerinin okulda yapılan çalışmalar hakkında ne derecede bilgisi var? Yine aynı paydaşlar değerlendirme anketlerini doldururken ne derecede özen gösteriyorlar? Bu değerlendirme anketleri ne için kullanılacak? Aslında sorular uzayıp gidiyor ama en önemli gözüken sorular bunlar olsa gerek.

Durum 1: MEB, İlköğretim Kurumlarındaki eğitim sistemini katılımcı bir sistem olarak ele alıyor. Eğitimin veli ile işbirliği içerisinde yürütülmesi gerektiği ve Okul-Aile birliklerinin aktif çalışmalar içerisinde olmasını istiyor. Tabii okul-aile birliklerinin de velilerin çoğunluğunu temsil etmesi gerektiğini de hatırlatmaya gerek yok.

Durum 2:Zaten çocuklarda hergün okula geliyorlar. Öğrenci toplulukları, kulüpler, sosyal etkinlikler ve öğrenci meclisleri ile aktif çalışmalar yürüten çocuklar, aldıkları kararlar ile okul yönetimini birebir etkiliyorlar. Katılımcı bir öğrenci portföyümüz var.

Bu iki durum gerçekleştiğine göre öğrenciler ve veliler değerlendirme anketlerini bilinçli bir şekilde doldurular.

Durum 3: Okul yöneticileri ve öğretmenler, İKS’nin mantığı çerçevesinde uygulamalar yapmakta, öğrenci ve velilere gerekli bildirimlerde bulunmaktadır.

Durum 4: İlköğretim Müfettişleri İKS’nin standart ve alt standartları hakkında donanımlara sahiptirler. Okullara gelmeden önce İKS modülünden okulun genel tablosunu incelerler. İyileştirmeler için okul yöneticisine ve öğretmenlere yapmaları gerekenler hakkında rehberlik ederler.

Durum değerlendirmesi

Söylediklerimin ütopik olduğunun farkındayım. Taşrada yukarıdaki 4 durumun bu şekilde gerçekleştiğini söylersem kimse inanmaz zaten. Fakat durum çok da içler acısı değil. Eğer uygulanırsa sistemin aslı çok güzel ve uygulanabilirliği de var! Önemli olan biraz bakış açımızı değiştirmemiz ve uygulamaya ağırlık vermemiz. İşin püf noktası çalışmaları angarya görmek yerine, “bize nasıl faydası olabilir?” diye düşünebilmekten geçiyor.

Fatih ÇÖREKÇİ Yazar

Marmara Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik mezunuyum. Türk İşaret Dili (ilk seviye) kursuna gittim. 2005 Kadıköy TKY çalışmaları paylaşım toplantısında 3.lük ödülü alan ekipte yer aldım. Hobi olarak bilişim yazarlığı ile uğraşıyorum. Bilgisayar ile ilk lise dönemlerimde tanışma fırsatı yakaladım :) Yazılıma Q-Basic ile başlamıştım. İlk katıldığım proje pansiyon yemekhanesi gıda takip programıydı. İleri düzey Excell Makroları (VB), OOP, C++, VisualBasic, Veritabanı(MsSQL, MySQL), PHP, JQuery, CSS, MVC frameworkleri ve biraz da JavaSE8 ile haşır neşir oldum. PDR, insan davranışları, işitme engelliler, beden dili, matematik, istatistik, bilgisayar yazılımcılığı ilgi alanlarımdır.

Yorumlar

    Denyas Adige

    (19 Nisan 2012 - 21:23)

    İyi niyetini takdir ediyorum…Ancak okullarda yaşadığımız sorunları ortaya koyma gibi bir sıkıntımız yok bunu her eğitimci başarıyla yapar. Sorun; çözüme yönelik somut bir projeyle karşımıza gelememeleri…Kısaca çözüm odaklı olalım kardeşim…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.