Cinnet getirmek mi? geçirmek mi? Edebiyat & Türkçe

Akşam oturmuş haberleri izliyordum. Bir anda haberde “cinnet getiren…” deyimini duydum. Herhalde yanlış duydum, cinnet geçiren demiş olmalı dedim kendi kendime. Şans bu ya arkasından gelen haberde de “cinnet getirmek” diye kullandı deyimi… Haber sunucuları Türkçe’yi doğru kullanmaya, kelimeleri doğru telaffuz etmeye dikkat ederler. Ben bu deyime TDK’dan bir bakayım dedim.

Türk Dil Kurumu Resmi Sitesindeki Güncel Sözlük’de;

  • Cinnet getirmek: Bir an için delilik belirtisi göstermek
  • Cinnet geçirmek: Delirmek, aklını kaçırmak
  • Cinnet: Delilik

Açıklamalarını vermiş.

Daha önceden hiç cinnet getirmek deyimini duymamıştım. Fakat benim bildiğim cinnet geçirmeyi de TDK yalanlamıyordu. Dil forumlarında yaptığım araştırmalarda da bu konu tartışılmış.

 Vardığım sonuç;
Cinnet geçirmek ile cinnet getirmek arasında ince bir fark var. Eğer bahsedilen delilik hali kısa bir süreliğine gelip geçici ise CİNNET GETİRMEK; delilik kalıcı bir hal veya devam eden bir süreç halini aldıysa CİNNET GEÇİRMEK kullanıyor.

Habere konu olan şahıs, akli melikeleri yerindeyken yaşadığı bir travma ile akıl almaz eylemlerde bulunduğu için cinnet getirdi deyimi doğru olacaktır. Fakat travma sonrası benzer davranışlara devam eder veya aynı davranışları tekrarlarsa cinnet geçirdi deyimi daha uygun olacaktır.

Cinnet getirmek mi? geçirmek mi?
2 votes, 4.50 avg. rating (82% score)

Son Yorumlar

  1. sima

    Ben bile bazen ikisini birbirinin yerine kullanıyordum.Çünkü aynı şeyleri ifade ettiğini sanıyordum.Bu anekdot benim için çok iyi oldu.Teşekkürler.

  2. murat

    Ben alışmadım bu duruma. “Cinnet getirmek” çok anlamlı gelmiyor bana. O zaman kalp krizi geçirenlere de “kalp krizi getirdi” diyelim. Zaten tezatlık var. Cinnet hali devam ediyorsa, kalıcıysa buna nasıl “cinnet geçirdi” diyelim ki? “Küçükken kızamık geçirdim” derken devam eden bişeyden değil geçip gitmiş geçmişte kalmış etkileri kalmamış bişeyden bahsediyoruz. Ben TDK’ya inat “cinnet geçirdi”yi kullanıcam.

Bir Cevap Yazın