ZİHİNSEL ENGELLİLER Özel Eğitim, Zihinsel Engelliler

ZİHİNSEL ENGELLİLER

  1. İlk bilimsel  ifade idiocy olduğu sanılmaktadır. Yunanca olan bu terim özel bir kişi anlamına gelmektedir
  2. Zihinsel engelli anlamında farklı terimlerin kullanılmasının başlıca nedenlerinden birisi, her meslek grubunun olaya kendi mesleki ilgisi açısından bakması ve buna uygun bir terim kullanılmasından  kaynaklanmaktadır
  3. Örneğin tıpçılar olaya daha çok neden açısından bakmaktadırlar.Bunun sonucu olarak kreten, mongoloid, mikrosefal, hidrosefal, beyni incinmiş, beyin hasarlı beyin özürlü gibi, nedenleri betimleyen terimler kullanmaktadırlar
  4. Konuya daha çok zihinsel işlevler açısından bakan psikologlar geri zekalı, zihinsel özürlü, sınır zeka , zihinsel normal altı gibi terimler kullanmaktadır.
  5. Eğitimciler ise konuya eğitim ve öğretim açısından bakmakta, bunun sonucu olarak ağır öğrenen, güç öğrenen, öğrenme engelli, öğrenme güçlüğü olan, zor öğrenen  gibi terimler kullanmaktadırlar.

 ENGELLİ BİREY KİME DENİR? 

  1. Bedensel, duyusal, zihinsel, toplumsal ya da duygusal olarak diğer bireylerden özel eğitimi gerektirecek derecede farklılık gösteren bireydir.
  2. Yapılan araştırmalarda bireysel farklılıklara rağmen öğrenme yetersizliğine sahip öğrencilere uygun öğrenme koşulları sağlandığında tam öğrenmenin gerçekleşebileceğini göstermektedir. Bazı çocuklar vardır ki öğretilenleri bireysel farklılıklardan dolayı güç ya da geç öğrenirler. Bu çocuklara özel eğitime muhtaç çocuklar diyoruz. Bunlardan en yaygın olanı zihinsel engellilerdir.

TANIM

Doğum öncesi, doğum sırasında ve sonrasındaki gelişim dönemlerinde zihinsel, bedensel, sosyal olgunluk ve duygusal gelişim fonksiyonlarında bir aksama, gerileme, duraklama sonucunda akranlarından ¼ oranında gerilik gösteren bireylerdir.

TANIM

Gelişim süreci içerisinde genel zihinsel işlevlerde normallerden önemli derecede gerilik, bunun yanında uyumsal davranışlarda yetersizlik gösterme durumu olarak tanımlanmıştır.

 

Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin 4. Maddesinde (UYARI:Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği Değişmiştir!)

Zihinsel gelişim yetersizliğinden dolayı, bireyin eğitim performansının ve sosyal uyumunun olumsuz yönde hafif-orta-ağır düzeyde etkilenmesi durumunu ifade eder.

 

SINIFLANDIRMALARI

  1. HAFİF DÜZEYDE ZİHİNSEL ÖĞRENME YETERSİZLİĞİ
  2. ORTA DÜZEYDE ZİHİNSEL ÖĞRENME YETERSİZLİĞİ
  3. AĞIR DÜZEYDE ZİHİNSEL ÖĞRENME YETERSİZLİĞİ

HAFİF DÜZEYDE ZİHİNSEL ÖĞRENME YETERSİZLİĞİ

IQ’su 75-89 arasındaki bireylerdir. Genelde ilköğretimin ikinci kademesinde (bazı durumlarda ilköğretim 4-5 sınıflarda) fark edilir. Ancak kötü çevre koşullarında yetişmiş çocuklarda erken fark edilmesi mümkündür.

 

ORTA DÜZEYDE ZİHİNSEL ÖĞRENME YETERSİZLİĞİ

Zeka bölümleri IQ’su 45-74 arasındadır. Genelde 1.ve 2. sınıflarda fark edilir. Yine kötü çevre koşullarında yetişen çocuklarda daha önce fark edilmesi de mümkündür.

 

AĞIR DÜZEYDE ZİHİNSEL ÖĞRENME YETERSİZLİĞİ

 Zeka bölümleri 25-44 arasındadır. Okul öncesi dönemde fark edilirler.

 

NEDENLERİ 

  1. DOĞUM ÖNCESİ NEDENLER
  2. DOĞUM SIRASINDAKİ NEDENLER
  3. DOĞUM SONRASI NEDENLER
  4. Doğum Öncesi Bilinmeyen Nedenler

 

DOĞUM ÖNCESİ NEDENLER

Doğum öncesinde annenin geçirdiği rubella(kızamıkçık), frengi ve toksoplazma gibi bulaşıcı hastalıklar, anne rahminde henüz gelişmekte olan bebeğin sinir ve dolaşım sistemini ve diğer bedensel özelliklerini olumsuz yönde etkilemektedir.

 

Rubella(Kızamıkçık)

Annenin hamileliğinin ilk üç ayında bu hastalığa yakalanmış olması, anne rahminde döllenmiş yumurtanın gelişimi için oldukça tehlikeli sonuçlar getirebilmektedir.

 

Frengi

Hamile annenin frengili olması durumunda, yumurtanın döllenmesini izleyen 18. haftadan sonra annede frengiye neden olan bakteriler çocuğun sinir ve dolaşım sistemini etkilemeye başlamaktadır. Frengili annelerden doğan çocukların yaklaşık yarısının merkezi sinir sisteminde çeşitli bozukluklar belirlenmiştir.

 

Toksoplazma

Pişmemiş et ve evcil hayvanlardan geçen bir hastalıktır. Yetişkin için tehlikeli bir hastalık değildir. Ancak hamile anneye bu hastalığın bulaşması sonucunda, anne rahmindeki çocuğun bu hastalıktan etkilenme olasılığı yaklaşık %45’dir.

   

Down Sendromu(Mongolizm)

  1. Down Sendromlu çocukların önemli bir yüzdesi yaşlı kadınlardan doğmadır. Down sendromu fazladan bir kromozomun yada fazladan bir kromozom parçasının varlığının neden olduğu bir grup kusuru içerir. 
  2. Normal bir hücredeki yirmi üç kromozom çifti ayırt edilebilir ve bunlar genetikçiler tarafından numaralanmıştır. Down sendromlu bireylerde 21. kromozom çiftinde iki yerine üç kromozom vardır.

 

Gebelik döneminde kullanılan ilaçlar

  1. Bir toksik maddenin başlangıçta çok hızlı biçimlenen ya da büyüyen bir anatomik yapıya çoğunlukla zarar vermesinin temel bir nedeni hücre metabolizmasını ve bölünmesini etkilemesidir. 
  2. Alkol, ağrı kesiciler, anti,biyotikler ve kimyasal maddeler(civa vb.)

DOĞUM SIRASINDAKİ NEDENLER

  1. Çocuğun oksijensiz kalması(perinatal anoksiya), zor ve araçlı doğumlar, ender de olsa beyinde hasara neden olabilmektedir.
  2. Mor doğum denilen kordon dolanması; çocuğun hava alamayarak kafatası kısmının morarması ile meydana gelen diğer bir etkendir. Burada da beyne yeterli derecede oksijen gitmez ve beyinde hasarlara neden olabilir.
  3. Bebeğin başına beklenmedik basınç:Doğduğunda bebeğin kafatası hala yumuşaktır ve hepsi tam olarak büyümemiştir. Bu nedenle, baş doğum sırasında biraz uzayabilirse de bundan zarar görmez ve hemen sonra normal biçimini alır. 
  4. Ancak, eğer bebek dışarı çok hızlı çekilirse, annenin kemikleri başın uygun biçimde geçmesi için çok darsa, serviks yeterince genişlememişse ya da başka birçok nedenle bebeğin başı çok fazla basınca maruz kalabilir. Böyle beklenmedik basınç durumunda kafatası içi kanamanın sonucu olarak beyin hasarı ortaya çıkabilir.

 

DOĞUM SONRASI NEDENLER

Çocuğun geçirdiği çeşitli kazalar, düşmeler, çarpmalar, kan uyuşmazlığı, akraba evliliği, özellikle trafik kazaları sonucunda meydana gelen yaralanmalar beyinde kalıcı hasarlara neden olabilmektedir.

 

METABOLİZMA VE BESLENME BOZUKLUKLARI

Sağlıklı bireylerde alınan besin maddeleri vücutta belirli bir biçim ve sıra içerisinde çeşitli değişikliklere uğramaktadır. Metabolizma olarak adlandırılan bu süreç bazı bireylerde çeşitli nedenlerle sağlıklı olarak işlememektedir. Bu durumda ortaya çıkan zehirli maddeler tüm vücudun olduğu gibi beyninde gelişimini engellemektedir. Günümüzde bilinen metabolizma bozukluklarının sayısı 2000 i geçmektedir.

Galactose

  1. Karbonhidrat metabolizmasındaki bozukluğun sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Kalıtsal kökenli olan bu bozuklukta, vücut galactose maddesini uygun olarak metabolizma edememektedir. 
  2. En yoğun olarak sütte bulunan bu madde, metabolize edilemediğinden kanda miktarı artmaktadır. Bunun sonucu olarak çocukta büyüme ve beslenme problemleri, erken katarak görülebilmektedir.

Fenilketonüri

Amino asit metabolizmasında meydana gelen bozukluğun sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Organizma, fenilanin maddesini tyrosine dönüştürmede yetersiz kalmaktadır. Bu durumda kanda yoğunluğu artan fenilanin maddesi beyinde hasara dolayısıyla zeka geriliğini neden olabilmektedir. Bozukluk kalıtsal kökenlidir. 

Endocrine Bozukluğu

İnsan organizmasının çeşitli bölgelerinde yer alan endocrine bezleri organizmanın büyümesinde ve besin maddelerinin metabolize edilmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu bezlerin her hangi birisinin işleyişinde meydana gelen bozukluklar, birçok gelişim bozukluğu yanında, bireyin zihinsel işlevlerinde yetersizliklere neden olabilmektedir.

 

hipotiroidi

Endocrine bozukluğu içerisinde en sık görülen bozukluk hipotiroidi’dir. Bu durumda triod bezi yeterince trioksin hormonu salgılayamamaktadır. Bunun sonucunda kretenizm olarak adlandırılan zihinsel engellilik durumu ortaya çıkmaktadır.

 

Kaba Beyin Hastalıkları

Kaba beyin hastalıkları oldukça geniş bir hastalıklar grubunu temsil etmektedir. Zihinsel engellilik nedeni olarak bunlar içerisinde sık rastlananlar

 

Tüberoz Skleroz

Kalıtsal kökenli bir bozukluktur. Bozukluk durumunda, derinin üzerinde gri renkte deri döküntüleri, beyinde ve vücudun diğer bölgelerinde urlar meydana gelmektedir. Beyinde meydana gelen urlar çeşitli derecede zeka geriliği yanında sara nöbetlerine de neden olabilmektedir.

 

Nörofibromatosis

Kalıtsal kökenlidir. Deri üzerinde 1-1,5 cm. çapında kahverengi benekler ve çeşitli büyüklüklerde urlar meydana gelmektedir. Urların merkezi sinir sistemini etkilemesi durumunda çeşitli engellerin yanı sıra zeka geriliği ve sara nöbetleri meydana gelmektedir.

 

Doğum Öncesi Bilinmeyen Nedenler

Bu grupta zeka geriliği ile ilişki olan ancak nedeni bütünüyle ya da bir bölümüyle bilinmeyen doğum öncesi ve anında meydana gelen surumlar yer almaktadır. Bunların başında kafatası gelişimindeki anormallikler ve diğer beyin özürleri gelmektedir.

Mikrosefal

Genellikle kalıtsal etmenlerin bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Kafa ufak, alın eğiktir. Yürürken vücut pozisyonu sarkık ve öne doğrudur. Zeka ağır ya da çok ağır derecede görülür. Doğum öncesinde uygun olmayan koşullarda mikrosefale neden olabilmektedir. Bu koşulların başında hamile annenin kızamıkçık gibi bulaşıcı hastalıklar geçirmesi, alkolik olması ve radyasyon alması gelmektedir.

Hidrosefal

Hidrosefal doğum öncesinde olabileceği gibi sonrasında da meydana gelebilmektedir. Doğum öncesinde döllenmeyi izleyen 18.-20. haftalarda ultrason değerlendirme sonucunda, hidrosefal durumu belirlenebilmektedir. Doğum sonrasında hidrosefale neden olan etmenlerin başında yaralanmalar, urlar ve bulaşıcı hastalıklar gelmektedir.

 

ZEKA TESTLERİ 

Stanford-Binet Zeka Ölçeği

Stanford-Binet ölçeğinin temelini, Binet ve Simon’un 1908 yılında Fransa’da yayınlanan çalışmaları oluşturmaktadır. 1904 yılında Fransa Milli eğitim Bakanlığı Binet’ten ilkokula alınacak çocukların normal eğitim programlarından yararlanıp yararlanamayacaklarını önceden kestirebilmek için bir araç ya da ölçek hazırlamasını istemiştir.

Binet’in anlayışına göre sözcük dağarcığı zengin olan bir çocuğun dikkat ve kavrama yetenekleri de yüksek olmaktadır. Çünkü zihinsel yetenekler tek tek değil hep birlikte gelişmektedir. Dolayısıyla bireyin tüm zihinsel işlevlerini içeren genel bir zihinsel yeteneği vardır. Binet bu yeteneği belirli bir amaca yöneltmek, amaca ulaşabilmek için direnmek, uyum sağlayabilmek ve kendini eleştirebilmek eğilimi olarak tanımlamaktadır.

Binet ve Simon tarafından geliştirilen ölçekte, uygulanan çocuğun zeka yaşı belirlenmekte, buna göre ilerideki akademik başarısı kestirilmeye çalışılmakta idi. Daha sonra 1912 yılında Stern, gelişim süreci içerisinde zeka yaşının takvim yaşına bölünmesi durumunda elde edilen değerin değişmediği görüşünü öne sürdü ve bu değere zeka bölümü adını verdi

Stern’in bu görüşünden yola çıkan TERMAN 1916 yılında Amerika’da Binet ölçeğinin standardizasyonu çalışmalarını tamamladı. Böylece iyi bir biçimde standardize edilmiş ilk zeka ölçeği çıkmış oldu. Ölçeğe, bu çalışmaların yapıldığı Stanford Üniversitesinin adından esinlenerek Stanford-Binet Zeka Ölçeği denildi.

 

Stanford-Binet Zeka Ölçeği 2 yaşında, ileri yetişkinlik yaşına değin uzanan yaş düzeylerini temsil eden soru maddelerinden oluşmaktadır. Her yaş grubunda yer alan soru maddeleri o yaş grubundaki çocukları yaklaşık yarısının yapabileceği zorluk düzeyindedir. Dolayısıyla sorular bir önceki yaş grubundaki çocukların büyük bir bölümüne zor gelirken, bir sonraki yaş grubundaki çocuklara kolay gelmektedir

Ölçekte yer alan soru maddeleri ile temelde bireyin hatırlama, algılama, bilgi, sözlü yetenek ve mantıklı düşünebilme özellikleri ölçülmeye çalışılmıştır. Başlangıçta el becerileri ve resimli araçların kullanımını içeren somut soru maddeleri yaş ilerledikçe yerini giderek sözel ağırlıklı soyut nitelikte soru maddelerine bırakmaktadır.

Wechsler Zeka Ölçekleri

 

İlk Wechsler ölçeği 1939 yılında yetişkinler için hazırlanmıştır. Bu ölçeğin olumlu tepkilerinden sonra 1949 yılında 6-16 yaşlarındaki çocuklar için WISC’i hazırlamıştır. Bu ölçek 1974 yılında gözden geçirilmiş ve standardizasyonu yapılmıştır. Böylece WISC-R ortaya çıkmıştır.

 

SÖZEL BÖLÜM

Bilgi: Sorular okuldaki akademik öğrenmeyle ilişkisi olmayan, yaşam içerisinde öğrenilen bilgileri içermektedir.

 

Kavrama: Maddeler çeşitli durumlarda ne yapılması gerektiğini, belirli bazı durum ya da davranışların gerekçeleri sorulmaktadır. “Genellikle evleri tuğladan yapmak tahtadan yapmaktan niçin daha iyidir?”

 

Aritmetik: Burada temel aritmetik problemlerine yer verilmektedir. Problem çocuğa sözel olarak sorulur ve çocuktan yine sözel olarak yanıtlanması istenir. Problem fazlaca bilgi birikim gerektirmeyen, zeka yoluyla çözülebilecek niteliktedir. “bir saatte üç mil hızla yürüyen bir adam, yirmi dört millik bir yolu kaç saatte yürür?”

Benzerlikler: Burada bireye birbirinden farklı iki nesne arasındaki farklılıklar sorulur. “kedi ve fare”

 

Sayı Tekrarı: Burada bireyden kendisine yüksek sesle okunan ve giderek uzayan sayı dizilerini ezberinden aynen tekrarlanması istenir. Daha sonra bireyden okunan sayı dizisini tersinden tekrar etmesi istenir.

 

Sözcük Dağarcığı: Bireyden kendisine okunan ve kendisinin de kağıttan okuduğu sözcükleri tanımlaması istenir. “kış, dilim, evcil, tüketmek”

 

YAPIM BÖLÜMÜ

Sayı Sembolleri/Kodlama: Çocukların kendisine verilen semboller listesinde, sembollerin sayı kodlarını yazması istenir. Zaman sınırı vardır.

 

Resim Tamamlama: Kartların üzerinde önemli bir eksiklik vardır. Çocukların bu eksikliği söylemesi istenir.

 

Blok Desenlemesi: Bireye kırmızı ve beyaz renklerin kullanıldığı küpler verilir. Bireyden kartlar üzerinde gösterilen desenleri küplerle yapması istenir.

 

Resim Desenleme: Her bir soru maddesinde, doğru olarak birleştirildiğinde anlamlı bir hikaye çıkan, çeşitli resimlerden oluşan kartlar vardır. Çocuğa bu kartlar dağınık olarak verilir. Kendisinden bu kartları düzenleyerek resimlerin ilgili olduğu hikayeyi ortaya çıkarması istenir.

 

Nesneleri Birleştirme: Bu bölümde yap-boz olarak adlandırılan soru maddeleri yer almaktadır. Çocuğa bu nesnenin parçaları verilmekte, kendisinden bunları belirli bir süre içerisinde doğru olarak birleştirilmesi istenmektedir.

 

Labirent: Yalnızca WISC-R’da vardır. Birkaç çizgili labirentten oluşmaktadır. Çocuktan labirentte gösterilen noktadan başlamak koşuluyla çizerek bitiş noktasına ulaşması istenmektedir.

 

Colombia(Zihni Olgunluk Ölçeği)      

 

3-12 yaşları arasındaki çocuklara uygulanır. 1954 yılında geliştirilmiş,1959 yılında tekrar gözden geçirilmiştir.

 

Öncelikle zihin hasarı veya diğer sözel ve motor fonksiyonlarda kusurları olan çocukları test etmek için kullanılmakla birlikte bu özellikleri göstermeyen çocuklara da uygulanabilir şekilde hazırlanmıştır. Bu test aynı zamanda diğer performans testlerinde olduğu gibi sözel materyal kullanılarak yapılmış ölçme sonuçlarını kontrol için dil engeli olan çocuklar üzerinde kullanılır.

 

Leiter Uluslar arası Performans Ölçeği

 

Sözel olmayan bir zeka testidir. Test yönergeleri işaretle anlatılır. Deneğe uyarıcı bir kart(model) gösterilir ve denek eşleme, kopya etme, bellek, analoji, sınıflandırma ve benzeri şekil muhakemesi gerektiren görevleri yürütmek amacıyla blokları düzene sokar. Test maddeleri, 2ile 18 yaş arası için yaş ölçekleri biçiminde düzenlenmiştir.

 

Peabody testi

Bireylerde alıcı dil yaşını ortaya çıkarmak için uygulanan bir testtir. Bireyin takvim yaşı ile alıcı dil yaşı karşılaştırılması yapılmaktadır.

 

Bender Çocuklar İçin Gestalt Testi

Göz-el eşgüdüm ile ilgili bir testtir. Bu becerinin vurgulanmasının nedeni başta el yazısı olmak üzere, eğitsel etkinliklerin pek çoğunda bu becerinin talep edilmesidir. Ayrıca zihin fonksiyonlarının düzeyi, çok hafif beyin fonksiyonlarını ve duygusal bozuklukların göstergesi olarak kullanılmaktadır.

 

FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ

  1. Öz bakım becerileri yetersizliğinden olumsuz dış görünüş
  2. Durgunluk
  3. El-göz koordinasyonu ve hareket yetersizliği
  4. İçgüdüsel ağırlıklı hareket ve tikler
  5. Durma, yürüme ve dengede bozukluk
  6. Beden gelişimleri yavaş, baş ve vücut arasında orantısızlık
  7. İşitme, görme, konuşma, zihinsel vb. ek özre sıklıkla rastlanır.

 

SOSYAL ÖZELLİKLERİ

  1. Duygu ve düşüncelerini açık ve bağımsız ifade edemezler.
  2. Algı, kavram ve tepkileri basittir.
  3. Konuşma yetersizlikleri vardır.
  4. Yeni durumlara uymakta zorluk çekerler.
  5. Sosyal ilişkileri zayıf, dar çevreli ve süreçsizdir.
  6. Etkinliklere katılım, sorumluluk alma, liderlik yapmada zayıftır.
  7. Yakın şeylere ilgi duyar, uzak gelecek ilgileri zayıftır.
  8. İşitme ve görme bellekleri güçlüdür.
  9. Sosyal ilişkilerde duyarlı, alıngan, incinen özelliklere sahiptir.
  10. Daha çok kendi yaşından küçüklerle arkadaş olurlar.
  11. Nezaket ve görgü kurallarına uymakta zorluk çekerler.

 

AKADEMİK ÖZELLİKLERİ

  1. Soyut kavramları güç öğrenirler
  2. Dikkat süreleri kısa, ilgi alanları sınırlıdır.
  3. Somut, görerek, yaparak işleri daha hızlı öğrenirler.
  4. İşitsel ve görsel bellekleri güçlüdür.
  5. Başarısızlığa uğradıklarında yılgınlık gösterirler.
  6. Genelleme yapmakta ve bilgileri başka alana transfer etmekte zorluk çekerler
  7. Bir üniteyi parçalara ayrılmış olarak öğrenmeye yatkındırlar.
  8. Sürekli destek ve teşvik almaya ihtiyaç duyarlar.
  9. Grup çalışması zayıftır.

 

DİL ÖZELLİKLERİ

  1. Normal yaşıtlarına göre dili daha az kullanırlar.
  2. Konuşma dilerindeki zenginlikle dinlerken anladıkları dil zenginliği farklıdır.
  3. Genellikle gecikmiş konuşma türünde dil ve konuşma güçlüğü vardır.

 

ZİHİNSEL ENGELLİLER
0 votes, 0.00 avg. rating (0% score)

Yorumlar

yorum

Bir Cevap Yazın